Şu gerçeği kabul edelim, kendim de dahil olmak üzere, dünyadaki tüm
hanımlar, giysi, ayakkabı, çanta karşısında tüm zayıflığımızı gösteririz. Bir
çorap almak üzere girdiğimiz dükkandan 5 çorap alır , hemen çorapçı dükkanının
yanındaki mağazanın vitrininde gözümüze takılan ayakkabıyı SADECE denemek için
mağazaya girer, ayakkabıların indirimde olduğunu öğrenip, 3 çift ayakkabı satın
alır, geçen hafta önünden geçerken güzel çantaların olduğu mağazaya da uğramadan
edemeyip oradan da elimizde 2 torbayla çıkar, yeni cicilerimize uyacak takılar
satın almak için takı dükkanına uğrar ve birçoğunuzun bildiği gibi hikaye
girmedik dükkan kalmayana kadar devam eder ve elimiz kolumuz torbalarla dolu yeni
ciciler almışlığın verdiği büyük bir keyifle evimizin yoluna düşeriz. Eve dönüp
fişleri yan yana koyduğumuz zamansa keyif yerini bir sonraki ayın kredı kartı
ödemelerini düşünmeye başladığımız için bir kaygıya bırakır... ama hemen
kendimizi telkin yoluna gideriz ki sanıyorum bunu çok iyi beceriyoruz, “ bu
renk çantam eskimişti” , “ bu model bir ayakkabıya ihtiyacım vardı” gibi...
halbuki gerçek şudur, aynı renk veya benzer model ayakkabıdan dolabımızda en az
5 çift vardır, dolabımızın bir köşesinde kullanılmayı bekleyen aynı renk
çantadan da vardır, ama nedense dolabımızda artık yenileri koyacak yer yokken
bile bizim giyecek kıyafetimiz, kıyafetimize uyacak ayakkabımız hiçbir zaman
yoktur.
Büyük bir keyifle satın alıp da yılda sadece 1 kez giyebilme imkanınız
olmuş olan kaç çift ayakkabınız vardır acaba? Sanıyorum biz hanımlar,
dolabımızı açıp kutular içerisinde ayakkabıları, henüz etiketleri üzerlerinden
çıkartılmamış kıyafetleri görünce mutlu oluyoruz... ama o ayakkabılar,
kıyafetler giyilmek için varlar, kış uykusuna yatmak için değil.
Eğer yılda milyonlarca dolar kazanan bir kişi değilseniz, ve her ay sonunda
gelen kredi kartı borçları yüzünüzü buruşturuyorsa ve artık buna bir son vermek
istiyor ama nasıl bir çözüm uygulayacağınızı bilmiyorsanız, işim gereği
bulunduğum bir seminerde öğrendiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Ben de
yukarıda bahsedilen bir profile sahip olduğum için ilk denemesini kendimde
uyguladım ve bu sistem benim çok işime yaradı..
İlk aşama, dergileri karıştırıken, internette gezinirken beğendiğiniz ve
kesinlikle sizin olmasını istediğiniz kıyafet, çanta, ayakkabı modellerinin
resimlerini toplayarak kendinize bir pano hazırlamak. Panoyu hazırladıktan
sonra dolabınızdaki kıyafetlerinize göz gezdirin. Emin olun panoya astığınız
resimlerdeki birçok parçanın benzerlerinin zaten dolabınızda bulunduğunu fark
edip hem şaşıracak hem de mutlu olacaksınız. Ben bu aşama sayesinde panodaki birçok
resmi yırtıp attım, çünkü ben zaten o çok beğendiğim elbisenin, ayakkabanın ve
çantanın tıpatıp benzerlerine sahipmişim. Dolabımda arkalara sıkışmış, unutmuş
olduğum öylece durup duran onlarca parça sayesinde kendimi yeni alışverişten
dönmüş gibi hissettim, hem de bu sefer bir sonraki ayın kredi kartı borcunu
düşünmek zorunda kalmadan, %100 saf mutluluk ...
İkinci aşama biraz sıkıcı ve zaman gerektiriyor ama muhakkak
uygulamalısınız. Kıyafetlerinizden geçen sezon veya daha önceki sezonlardan
kalmış olanları teker teker gözden geçirip, üzerinizde deneyin. Üzerinize
olmayanlarla artık moda anlamında tamamen tarih olmuş veya “ ben bunu ne
düşünerek almışım acaba” dediklerinizi bir kenara ayırıp en yakın kimsesiz
yurduna verilmek üzere poşetlere koyun.
Kalan kıyafetlerinizi dolabınıza etekler, pantalonlar, t-shirt ve kazaklar
gibi düzenli bir şekilde yerleştirdikten sonra panoya tekrar bir göz atıp “ALINMASI GEREKENLER” ve “ ALMAK İSTEDİKLERİM” diye 2 bölüme
ayırın. Alışverişinize tabii ki öncelikle alınması gerekenlerden başlayın. Eğer
dolabınızda her dolapta bulunması gereken temel parçalardan olan siyah klasik
bir etek veya pantalon, beyaz bir gömlek, şık bir kot pantalon gibi parçalar
eksikse, listenizin “ALMAK İSTİYORUM” kısmındaki güzeller güzeli bu yılın
modası fuşya grafik desenli elbiseyi almadan önce onları tamamlayın.
Dolabınızın temel parçaları tamamlandıktan sonra dolabınıza yeni trendleri
eklemek için “ ALMAK İSTİYORUM” listesinin alışverişine başlayın. Yaptığınız
listeyi yanınızda taşırsanız, daha az hipnotize olmuş gibi ve daha akıllıca
alışveriş yapabildiğinizi farkedeceksiniz.
Dediğim gibi bu sistem hem benim hem de benim gibi alışveriş canavarı olan
birçok tanıdığımın işine çok yaradı, eminim sizlerin de işine yarayacaktır.
Bol şans!
New York’dan sevgiler,
Yaprak
NOT: İtiraf ediyorum,
2 gün önce, aylardan sonra ilk defa bir ayakkabının güzelliğine tutuldum ve
dayanamayıp satın aldım..... fakat eve geldikten sonra mutluluk yerine bir
vicdan azabı içimi sardığı için ertesi gün ayakkabıyı iade ettim ve mağazadan
elim boş çıktığım zaman ilginç bir şekilde çok daha mutlu olduğumu farkettim!